Bugün Mayıs 26. İtalya’da kaldığım otelin bahçesinde oturmuş kendime blog sayfası açmaya çalışıyorum. Sonunda başardım. Artık benim de bir blog sayfam var.
Uzun zamandır kendime bir web sitesi yapmayı düşünüyordum. Yaşadıklarımı, öğrendiklerimi arkadaşlarım ile paylaşabileceğim bir web sitesi. Ancak herhalde ya tembellikten yada kod yazmak istemediğimden dolayı, işin kolayına kaçıp açtım bir blog sayfası. Vatana millete hayırlı olsun…:)
Buraya yani İtalya’ya geleli tam 1 ay, 8 gün oldu. Özel bir proje için buradayım. Yaklaşık 3 haftadır eğitim alıyorum. Artık eğitimler bitti, işe koyulma zamanı. Ancak hala beklemedeyim.
İtalya’da geldiğimden beri yemek yiyemiyorum. Daha doğrusunu İtalyan mutfağına bir türlü alışamadım. Umarım zamanla alışırım. Nerede bizim yemekler. Hepsi gözümde tütüyor. İstanbul’a dönüşte tüm kebapçıları zengin edeceğim.
Burası biraz Türkiye’ye benziyor. İtalyanlar aynı bizim gibi dağınık insanlar. Ortak çok yanımız var. Sigara içip, yere atmaktan tutun da arkadaş kavramına kadar birçok şeyde birbirimize benziyoruz. Ancak ülkemi kesinlikle hiçbir yere değişmem.
Hava aşırı sıcak. Bugün otel odasında çıkmadım. Klima ile başbaşa güzel bir pazar günü geçirdik. Ancak akşama doğru hava hafiften soğudu. Şu an hafif hafif yağmur çiseliyor. Belki birazdan içeri kaçarım.
Burada iş ortamında bayağı arkadaş edindim. Salı günleri halı saha maçlarımız oluyor. Eran adında İsrailli bir arkadaşım var. Kendisi benim Türkiye’den arkadaşım Şebnem’in arkadaşı. Çok iyi bir çocuk. Her zaman arayıp bir şeye ihtiyacım olup olmadığını soruyor.
Tek sorunum özlem. Uzun yıllar yurtdışında yaşamış olmama rağmen herhalde insan belirli bir yaşa geldikten sonra yerleşik düzene alışıyor. Yaklaşık 4 yıllık bir yerleşik düzenden sonra gene gurbete çıktım. Ancak anladım ki gurbet bana göre değil artık. Herşey zamanında yapılıyormuş. Belki de sevdiğim insan yanımda olmadığından yanlızlık çekiyorum. Ama daha önceleri de bu durumları yaşamıştım. İlk defa artık kendimi bu konularda güçlü hissetmiyorum. İlk defa bu kadar özlem çekiyorum. Sadece ayrı kaldığımız zaman 1 ay bile olsa ve gelecek ay yanıma gelecek olsa bile. Galiba artık devamlı yanımda olmasını istiyorum. Galiba değil, buna eminim….
Yan taraflardan bir yerden bangır bangır müzik sesi geliyor. Herhalde konser var. U2′nun One Love şarkısı çalıyor. Yarı İtalyanca yarı İngilizce
Alem bu İtalyanlar
Üşemeye başladım. Yavaş yavaş odaya gitme zamanı geldi. Kendime birşeyler hazırlıyıp, karnımı doyurmaya çalışacağım.
İyi geceler……




Arkadaşım,
herşeyin zamanı var dermiş ya atalarımız demek ki çok doğruymuş.layloylom zamanlarımız geçeli çok olmuş. insan gurbete gidince bunu daha çok anlıyor. hiç sıkma canını. gün doğmadan neler doğar. bu iş senin için iyi bir basamak daha doğrusu çok iyi bir tecrübe olacak. bu şekilde biraz daha teselli bulmaya bak. çok kısa süre oldu ülkenden, sevdiğinden ve biz arkadaşlarından ayrılalı. biraz daha zaman geçip oralara alışınca inan ki buraya geldiğinde bizleri beğenmeyeceksin
.oraların tadını çıkar, gez toz eğlen. ne yaşarsan yanına kar kalır.şimdi işe dönmeliyim. yemek arası bitti.kendine iyi bak. görüşmek üzere. Ciao…..
Merhaba,
Blogunuz hayırlı olsun hocam
Artık haberlerizi burası sayesinde alırız. O kadar kötüledik memleketi, ama yine burası gibi yok dimi
Kendinize iyi bakın…
Merhaba Erdal Abim. Nasılsın , blog’un çok güzel olmuş. Demek italyadasın haberini burdan aldım
evlendikten sonra sizlerden ve çok sevdiğim Gölcüğümden uzak kaldım.
Kendine iyi bak.
sEVgİlEr